Ekonomistler cari açık verisini değerlendirdi

Odeabank Ekonomik Araştırma ve Stratejik Planlama Direktörü Ali Kırali, "Önümüzdeki dönemde dış ticaret ve cari denge açısından altın hariç risklerin kısmen dengeli olduğunu düşünürken, finansman kalitesine ilişkin verilerin daha önemli olacağını düşünüyoruz." dedi.

Ekonomistler cari açık verisini değerlendirdi
12.01.2018 Cuma 13:32

Güncelleme : 14.01.2018 Pazar 12:13

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, kasım ayında  cari açık 4,2 milyar dolarla 3,9 milyar dolarlık piyasa beklentisinin üzerinde  gerçekleşti. 12 aylık cari açık da kasımda 43,8 milyar dolara yükseldi.
 
Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Odeabank  Ekonomik Araştırma ve Stratejik Planlama Direktörü Ali Kırali, kasımda cari  işlemler açığının 4,2 milyar dolar olarak gerçekleşirken, enerji ve altın hariç  dengede 625 milyon dolar açık oluştuğunu belirtti.
 
Kırali, 12 aylık toplam genel cari açığın ekimdeki 41,8 milyar  dolardan 43,8 milyar dolara yükselirken, enerji ve altın hariç dengede son 12  ayda sadece 2,5 milyar dolar açık oluştuğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
 
"Bununla birlikte turizm gelirlerindeki toparlanma kasımda hızlansa da  dış ticaret açığındaki artışa ilave olarak birincil gelir hesabındaki zayıflama  cari açığın beklentileri aşmasına neden oldu. Finansman tarafındaki zorluklar ise  kasımda daha belirgin hale geldi. Portföy yatırımlarındaki çıkışlar ve  borçlanmadaki zayıflık nedeniyle TCMB rezervlerindeki azalış ve net-hata noksan  kalemlerinde görülen girişler cari açığın finansmanında etkili oldu. Önümüzdeki  dönemde, dış ticaret ve cari denge açısından altın hariç risklerin kısmen dengeli  olduğunu düşünürken, finansman kalitesine ilişkin verilerin daha önemli olacağını  düşünüyoruz. Bununla birlikte geçen yılın olumsuz bazının ortadan kalkmasıyla  uzun vadeli dış borç çevirme oranlarında bir miktar iyileşme kaydedileceğini  öngörüyoruz."
 
"PORTFÖY KANALINDA 1,3 MİLYAR DOLARLIK ÇIKIŞ YAŞANDI"
 
AA Finans Analisti ve Ekonomist Haluk Bürümcekçi de cari açığın  kasımda 3,9 milyar dolar olan piyasa beklentisinin üzerinde 4,2 milyar  seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatarak, cari dengenin temel eğilimi açısından  takip edilen enerji dışı cari dengenin 12 milyar dolar açığa, enerji ve altın  dışı cari dengenin ise 2,5 milyar dolar açığa yükseldiğini bildirdi.
 
Bürümcekçi, şunları kaydetti:
 
"Çekirdek (enerji ve altın hariç) cari dengenin, ağustos sonunda  yıllık bazda son 2 yılın en düşük seviyesine inmesini çok olumlu bir gelişme  olarak görmüştük. Türkiye ekonomisinin güçlü büyüme dönemlerinde çekirdek açıkta  da belirgin artış eğilimi görmek normalken, son dönemde bu beklentinin tersine  enerji ve altın dışı açığın gerileme eğilimini korumasını büyük ölçüde büyümenin  önemli ölçüde ihracatın sürükleyiciliğinde gerçekleşmesi, mevcut kur seviyesinin  ithalatı caydırması ve kredi genişlemesinin tüketiciden çok ticari taraftan  gelmesine bağlamıştık. Son dönemde çekirdek açığın yükselişe geçmesi ekonominin  potansiyel büyümesinin üzerinde seyrettiğini (çıktı açığı pozitif) gösteren, yani  ısınmaya işaret eden bir diğer veri olmuştur."
 
Bürümcekçi, cari açıkta kasım ayında gözlenen kötüleşmede, dış ticaret  açığının ve birincil gelir dengesinin 2016'dan yüksek açık vermesinin ana etken  olduğunu, hizmetler dengesinin ise geçen yıl yüksek fazla vermesinin kötüleşmeyi  sınırladığını söyledi.
 
Bürümcekçi, portföy kanalında, önceki 10 ay üst üste devam eden giriş  eğiliminden sonra 1,3 milyar dolarlık çıkış yaşandığını kaydetti.
 
"AB'DE BÜYÜMENİN GÜÇLENİYOR OLMASI POZİTİF FAKTÖR"
 
Haluk Bürümcekçi, önceki yıl cari açığı azaltan faktörlerin başında  gelen enerji ve altın ticaretinde lehteki gelişmelerin geçen yıl sürmediğini,  petrol fiyatlarının son dönemde belirgin yükselerek hala 2016 ortalamasının (46  dolar) çok üzerinde seyretmesinin cari açığı artırıcı etkide bulunmaya devam  ettiğini, ocak-kasımda enerji ithalatının 2016'nın aynı dönemine göre 9 milyar  dolar arttığını belirtti.
 
Bürümcekçi, altın ticaretinde ise aynı dönemde net ithalatçı konumuna  geçmenin yıllık dış ticaret açığına artırıcı etkisinin de 11,2 milyar dolar  olduğunu bildirdi.
 
Büyümenin yılın ilk 3 çeyreğinde gösterdiği hızlanma ve bu ivmenin son  çeyrekte de korunmasının dış açık için riskleri yukarı yöne çevirdiğine dikkati  çeken Bürümcekçi, "Buna karşılık pozitif bir faktör olarak, AB pazarına ihracatın  baz etkisi ve bu bölgede büyümenin güçleniyor olması ile 2017'de artışa devam  ettiği görülmektedir. Ayrıca, turizm gelirlerinin, nisan ayından itibaren turist  sayısının artışa geçmesi ile toparlanma gösterdiği izlenmektedir. Bu doğrultuda  2017'de cari açık tahminimizi enerji-altın ithalatı ve büyümedeki hızlanma  nedeniyle 47 milyar dolara yükseltirken, tahmin üzerindeki risklerin dengeli  olduğunu düşünmekteyiz." ifadelerini kullandı.
 
"2017'DE CARİ AÇIK TAHMİNİMİZİ 46,9'A ÇIKARDIK"
 
Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı ise kasımda cari  işlemler dengesinin 4,2 milyar dolarla hem 3,7 milyar dolarlık tahminlerinin hem  de 3,9 milyar dolar düzeyindeki ortalama piyasa beklentisinin üzerinde  gerçekleştiğini kaydetti.
 
Tokalı, aralık ayına ait Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın verileri  doğrultusunda, 12 aylık açıktaki artışın devam edeceğinin tahmin edildiğini  belirterek, "Yıl sonuna ait cari açık tahminimizi 46,3 milyar dolardan 46,9  milyar dolara çıkarıyoruz. 2018 tahminimiz ise 46 milyar dolar." dedi.
 
Cari açığın milli gelire oranının 2017 için yüzde 5,5 ve 2018 için de  yüzde 5,1 düzeyinde gerçekleşebileceğini ifade eden Tokalı, 2016 yılında bu  oranının yüzde 3,8'e kadar gerilediğini söyledi. Tokalı, "Bu durumda yüzde 4,5  seviyesinde beliren yapısal cari açık oranının üzerinde kalmaya devam edeceğimizi  görüyoruz." ifadesini kullandı.
 
Yıl boyunca iyileşme gösteren 12 aylık altın ve enerji hariç cari  dengenin ise son 3 aydır ılımlı boyutta da olsa bozulma gösterdiğini belirten  Tokalı, cari açıktaki artışın gelişim hızında, petrol fiyatlarının seyri ve iç  talep koşullarının belirleyici olacağını vurguladı.
 
Tokalı, şunları kaydetti: "Her iki kritik göstergeye ilişkin ılımlı varsayımlarımız  doğrultusunda, 2018 yılında cari açık oranının yüzde 5'ler seviyesinde  kalabileceğine dair öngörümüzü koruyoruz. Ancak söz konusu göstergelerde yukarı  riskler oluşması, cari açık seviyemizde baskı yaratacaktır. Diğer taraftan,  gelişen ülkelere yönelik sermaye girişiyle ilgili devam eden olumluluk, dış  dengenin sürdürülebilirliğinde önemli bir destek unsuru. Ancak, son dönemde yoğun  bir şekilde gündeme gelen gelişmiş ülke merkez bankalarının politikalarında  değişiklik tartışmasının gerçekleşme zemini bulması, bu konuda daha temkinli bir  tutum gerektirecektir."

En Çok Okunan Haberler