ABD-Suudi Arabistan ilişkilerindeki ittifak modeli değişiyor mu?

ABD ile Suudi Arabistan arasında uzun yıllara dayanan güvenlik ve petrol eksenli ilişkiler son dönemde yeni bir sınavdan geçiyor.

ABD-Suudi Arabistan ilişkilerindeki ittifak modeli değişiyor mu?
15.05.2020 Cuma 14:18

Güncelleme : 16.05.2020 Cumartesi 10:49

Suudi Arabistan, tüm Müslümanlar için kutsal olan Mekke ve Medine'nin sınırları içinde bulunmasından dolayı kurulduğu 1932'den bu yana İslam aleminin  ağırlık merkezi olarak görüldü.

Suudi Arabistan ayrıca büyük petrol rezervi keşifleri ile bölgesel ve  uluslararası anlamda siyasi ve ekonomik önemini ve nüfuzunu artırdı.

Yaklaşık 75 yıla dayanan Suud-ABD ilişkileri birçok kez sıkıntılarla  karşı karşıya geldi. Ancak iki ülke yönetimi de ilişkilerde ortaya çıkan  sorunları aşmada başarılı oldu. Bu sıkıntıları aşmalarını iki ülkenin birbirine  olan ihtiyacı ve hayati öneme sahip çıkarları da dayatıyordu.

On yıllar içinde ABD ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin  çehresini değiştiren birçok gelişme oldu. Örneğin ABD'nin 2019'da günlük yaklaşık  13 milyon varil petrol üretimi yapması ve dünyanın en büyük ham petrol üreticisi  olmasıyla  Suudi Arabistan petrolü Washington açısından eski önemini yitirdi.

ABD ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkiler, Suud petrolünün yıllarca  ABD'nin gereksinimlerini özgür ve güvenli bir şekilde karşılaması, terörizmle  mücadelede iş birliği ve Yemen'deki iç savaşta askeri iş birliğinin yanı sıra  Suud politikalarının ABD'nin bölgedeki politikalarıyla uyumlu olması üzerine inşa  edildi.

ABD İLE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDA 7 YILDA 139 MİLYAR DOLARLIK SİLAH ANLAŞMASI

ABD Başkanı Donald Trump, 2017'de göreve gelmesinin ardından ilk yurt  dışı ziyaretini gerçekleştirdiği Suudi Arabistan'da yaklaşık 100 milyar dolarlık  silah anlaşmasına imza attı. Ayrıca iki ülke arasında on yıl içinde gerçekleşmesi  beklenen toplam 370 milyar dolarlık anlaşma yapıldı.

Araştırmalara göre, ABD ile Suudi Arabistan 2009-2016 yıllarında 139  milyar dolar değerinde silah satış anlaşması imzaladı.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü verileri, küresel  askeri harcamaların 2019'da 1,9 trilyon dolar olduğunu ve bunun yüzde 62'sinin  ABD, Çin, Hindistan, Rusya ve Suudi Arabistan'a ait olduğunu ortaya koydu.

ABD'nin en büyük silah müşterisi olan Suudi Arabistan 2018'de askeri  harcamalarda 3'üncü sırada yer alırken, 2019'da 5'inci sıraya geriledi. Ayrıca  Riyad'ın bu pahalı silah ve ekipmanların kullanımı için halen askeri eğitmenlere  ihtiyacı olduğu biliniyor.

Yakın zamana kadar Başkan Trump, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın  öldürülmesi ve Yemen'deki savaşa ilişkin geniş eleştirilere rağmen ülkesinin  Suudi Arabistan ile ilişkisini savunuyordu.

Batı'nın raporlarına göre, Suudi Arabistan, Yemen'deki savaşta aylık 4  milyar dolar harcıyor. Bu da bölgede istikrarı sağlamak için Mısır ve Ürdün gibi  bölge ülkelerine destek verme gücünü etkiliyor.

Resmi rakamlar bilinmiyor ancak raporlar, Yemen savaşının ilk üç  senesinde zararın 100 milyar doları aştığına işaret ediyor.

ABD KONGRESİNDE SUUDİ ARABİSTAN ELEŞTİRİLERİNİN DOZU ARTTI

ABD Kongre üyeleri Washington yönetiminin, daha önce ABD'nin bölgedeki  en güvenilir müttefiki olarak gördükleri Riyad ile ilişkilerinde izlediği  siyaseti eleştiriyor.

Yeni tip corona virüs (Kovid-19) salgını ve Suudi Arabistan ile Rusya  arasındaki petrol fiyatları konusundaki anlaşmazlık ABD'deki kaya petrolü  sektörünü de olumsuz etkiledi. Riyad'ın ABD ekonomisine ciddi zarar verdiği  gerekçesiyle eleştirilerin dozu da arttı.

ABD medyasında 7 Mayıs'ta Washington'un İran’dan gelen tehditlere  karşı bölgedeki askeri varlığını artırmaya başlamasından sadece birkaç ay sonra  iki Patriot bataryasında görev yapan yaklaşık 300 ABD askerin Suudi Arabistan’dan  geri çekeceği haberleri yer aldı.

Washington'un söz konusu askerleri Suudi Arabistan'ın milli petrol  şirketi Saudi Aramco'nun petrol tesislerine yapılan saldırılardan sonra  ülkenin hava savunma gücünü takviye etmek amacıyla gönderdiği biliniyor.

ABD temsilcileri kendi petrollerine savaş açan Suudi Arabistan'da  yaklaşık 2 bin 500 ABD askeri ve hava savunma sistemleri bulundurulmasına tepki  gösteriyor.

Suudi Arabistan ve Rusya arasındaki petrol fiyatları konusunda savaş,  11 Nisan'da ABD petrol fiyatlarının, görülmemiş bir düşüşle varili 37 doların  altına gerilemesine neden oldu.

Kongre üyeleri, petrol sektörüne zarar veren Suudi Arabistan ile ABD  arasındaki stratejik ittifak ilişkisi modelinde değişikliğe gidilmesi talebinde  bulunuyor.

Bazı gözlemciler ise Trump'ın Suudi Arabistan'daki askerlerin  varlığını, petrol fiyatları savaşı arasında bağlantı kurmasıyla Riyad'ın iki ülke  arasındaki derin ittifak ilişkisine halel getirmeksizin ABD'nin çıkarları ile  uyumlu bir şekilde petrol politikalarını yeniden gözden geçirmek zorunda  kaldığını savunuyor.

Suudi Arabistan birçok ekonomik krizde ekonomik sektörün  karşılaşabileceği sorunların önüne geçebilmek amacıyla önlemler almıştır.

Birçok Suudi yetkili açıklamalarında Suudi Arabistan'ın petrol  fiyatları veya başka konularda aldığı kararların, başka ülkelerin çıkarlarına  göre değil, kendi çıkarlarına hizmet edecek şekilde verildiğini belirtti.

ABD'NİN SUUD PETROLÜNÜ KORUMAYA İHTİYACI OLUP OLMADIĞI SORUSU GÜNDEMDE

Ancak son haftalarda Suudi Arabistan ve Rusya arasındaki petrol  savaşı, Trump'ın Riyad'a karşı duruşunda bir dönüm noktası oldu ve ABD'nin halen  büyük bir kısmı ABD ve Avrupa ülkelerine değil de Çin ve diğer Asya ülkelerine  satılan Suud petrolünü korumaya ihtiyacı olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi.

ABD'de Washington gibi demokratik bir güç ile dini özgürlük, kadın  hakları ve ifade özgürlüğü değerlerini paylaşmayan bir ailenin yönettiği Riyad  arasındaki ilişkileri, tekrarlayan terörü destekleme suçlamaları ile yeniden  değerlendirme çağrıları bulunuyor.

Bununla birlikte, uzmanlar Riyad'ın Beyaz Saray'la ilişkileri en  azından mevcut aşamada sağlam olduğu için ABD Kongresinde Suudi Arabistan'a karşı  ortak bir tutum almanın zor olduğunu savunuyor.

ABD Başkanı Trump ile Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz, 8  Mayıs'ta küresel enerji piyasalarındaki gelişmeleri ele aldıkları bir telefon  görüşmesi gerçekleştirdi. Beyaz Saray, görüşmede iki ülkenin ortak savunma  gücünün vurgulandığını ve iki liderin, küresel enerji piyasalarındaki istikrarın  önemi konusunda da mutabık kaldığını açıklamıştı.

ABD-Suudi Arabistan ilişkilerine karşı çalışan önemli etki merkezleri  olmasına rağmen, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray, Suudi Arabistan'la  petrol üretimi konusunda anlaşmazlıkların yaşandığı bir atmosferde dahi ikili  ilişkilerin gücünü ve iki ülke arasındaki savunma ortaklığının önemini  vurgulamaya devam etti.

Bununla birlikte, ABD ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin derin  anlaşmazlıklara evrileceği yönünde tahminde bulunmak için çok erken çünkü her iki  taraf da "geçici krizlerle" başa çıkmada açıkça esneklikler gösterebiliyor.

Ancak dünyanın gelecek birkaç ay veya birkaç yıl içinde uzun zamandır  devam eden ve güvenliğin korunmasına karşılık petrolün güvenle akışının  sağlanmasına yoğunlaşan ABD-Suud stratejik ortaklığının çöküşünün başlangıcına  şahit olması da uzak bir ihtimal değil.
En Çok Okunan Haberler