Çin’in hızlı araç ve teknoloji geliştirme kabiliyeti nedeniyle rekabette zorlanan Avrupalı üreticilerin, Çinli rakiplerine yetişmeleri ve belki de geçebilmelerinin yapay zeka konusunda “cesur adımlar” atmasına bağlı olduğu belirtiliyor.
Hemen her alanda ciddi avantajlar sunmaya başlayan yapay zekanın, son dönemde Çinli rakipleri karşısında önemli pazarlarda ciddi dezavantajlı pozisyona düşen Avrupalı üreticiler için bir “can simidi” olabileceği belirtiliyor.
Mühendislik ekipleri için yapay zekâ destekli yazılımlar geliştiren Neural Concept’in CEO’su Pierre Baque, ANE’ye verdiği demeçte, Avrupalı otomobil üreticilerinin, yapay zekâ konusunda cesur adımlar atmaları halinde ürün geliştirme alanında Çinli rakiplerine yetişme ve hatta onları geçme şansına sahip olduklarını savundu. Ancak Bague, geleneksel otomobil üreticilerinin daha hızlı hareket etmesi ve daha stratejik yatırımlar yapması gerektiğini de vurguluyor.
‘Gerçek fırsat’
Otomobil üreticileri, Çinli rakipleriyle rekabet edebilmek için geliştirme maliyetlerini düşürmek ve pazara sunma süresini hızlandırmak amacıyla üretimde yapay zekayı giderek daha fazla kullanıyor.
Baque, “Yapay zeka, kartları yeniden dağıtmak ve Batılı otomobil üreticilerini geliştirme açısından Çin ile tekrar rekabetçi hale getirmek için gerçekten bir fırsat sunuyor... Bu, henüz yeni başlayan bir yarış ve Avrupalıların kazanmaması için hiçbir neden yok. Oyun artık, geliştirmenin ne kadarının yapay zeka, ne kadarının da insanlar tarafından yapılacağı üzerine kurulu olacak” diyor.
Maliyet problemi
Yapay zeka modellerini ürün geliştirme süreçlerinde uygulama konusunda Avrupalı markalar avantajlı görülüyor. Nitekim, geleneksel üreticiler, otomotiv mühendisliği, simülasyon ve geliştirme alanlarındaki en büyük teknolojileri üretme konusunda tarihsel bir avantaja sahip.
Ancak Baque’ye göre, ortada ciddi bir sorun ya da engel var. Zira birçok üreticinin patronu, yapay zekadan acil sonuçlar istiyor ancak bu sonuçlara ulaşmak için gereken ön sermaye yatırımını onaylamayı reddediyor. Tesla gibi yeni oyuncularsa yapay zekayı daha hızlı benimsiyor.
Otomobil üreticilerinin özel yapay zeka yetkinlik merkezleri kurması gerektiğini söyleyen Bague, “Bu merkezler, makine mühendislerini yapay zeka teknikleri konusunda eğiterek mühendislik sorunlarını çözmelerini ve iş birimleriyle doğrudan iş birliği yapmalarını sağlayacak. Bu da maliyette tasarruf ve pazara sunma süresinde zamanın kısalması anlamına gelecek.
Ford, bu kez de Geely ile anlaştı
Ford, özellikle Avrupa pazarında binek otomobil sınıfında, yeni enerjili araçlar konusunda rekabetçi olmak amacıyla yeni anlaşmalar yapmayı sürdürüyor. Volkswagen ve Renault’dan sonra bu kez de Çinli Geely ile anlaşan Ford, Avrupa pazarı için ortak araç geliştirme ve üretme konusunda bir anlaşma imzaladı. Yeni ortak girişim, kapasitesinin altında çalışan Ford’un İspanya Valencia yakınlarındaki mevcut Almussafes tesisini kullanacak.
Çin kaynaklarına göre, iki marka, Geely’nin platformuna dayalı yeni bir Ford crossover’ı birlikte geliştirecek, üretimi de 2028’de başlayacak. Geely, iki yeni enerji aracı (NEV) üretecek. Bunlardan birinin, Çin’de Geely Xingyuan olarak bilinen “EX2” olduğu belirtiliyor.
Skoda rekora gidiyor
Skoda, 2026 yılının ilk yarısında dünya genelinde satışlarını yüzde 9.1 artırarak 555 bin 700 adede yükseltti. Avrupa’da en çok tercih edilen ikinci otomobil markası olmaya devam eden Skoda’nın, tam elektrikli Elroq ve Enyaq modellerinin teslimatları aynı dönemde yüzde 48.3 artışla 108 bin 200 adede yükseldi. Şarj edilebilir hibrit modellerin satışları ise yüzde 11.8 artışla 24 bin 100 adet oldu.
Volvo Türkiye elektriklilerle büyüdü
Volvo Car Türkiye, bu yılın ilk yarısında da büyümesini sürdürdü. İlk 6 ayda toplam 8 bin 623 adet otomobil satışı gerçekleştiren Volvo Car Türkiye, geçen yılın aynı dönemine göre satışlarını yüzde 45 artırdı. Bu performansla, pazar payını da yüzde 1,22’den yüzde 1,96’ya yükselten Volvo Car Türkiye’nin satışlarında, tamamen elektrikli modellerin payı yüzde 60’ın üzerine çıktı.
Rifter Bursalı olmak için gün sayıyor...
Fiat Doblo, Opel Combo’dan sonra hafif ticari araçlar pazarının önemli oyuncularından Peugeot Rifter da, “Made in Türkiye” imzasıyla yollara çıkmak için gün sayıyor. Rifter’ın, bu yılın 3. çeyreğinden itibaren Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda üretimine başlanacağını söyleyen Peugeot Marka Direktörü Gupse Kaplan, “Türkiye, markamız için yalnızca güçlü bir pazar değil, aynı zamanda giderek daha stratejik bir üretim merkezi konumuna geliyor. Expert Van ve Expert Traveller’ın ardından Rifter’ın da yerli üretim ürün gamımıza katılmasıyla Türkiye’deki hafif ticari araç operasyonlarımızı yeni bir seviyeye taşıyoruz” dedi.
Başarılı grafik
Peugeot’nun Türkiye’deki C segmenti hafif ticari araç yolculuğu, Partner ile başlamıştı. Marka, 2019 yılında Rifter’ın pazara sunulmasına kadar bu segmentte Partner adıyla yer aldı. Peugeot, 2003’ten bugüne Partner, Partner Tepee, Rifter ve Partner Van modellerinden oluşan C segmentinde toplam 213 bin 921 adetlik satış gerçekleştirdi.
Anadolu Isuzu Fransa’daki yerini güçlendiriyor
Türkiye’nin ticari araç üreticisi Anadolu Isuzu, büyüyen araç filosu, yeni teslimatlar ve uzun vadeli stratejik iş birlikleriyle Fransa’daki konumunu güçlendiriyor.
Fransa, Anadolu Isuzu’nun en başarılı uluslararası pazarlarından biri olarak öne çıkıyor. Marka, Fransa pazarında elektrikli (EV) ve sıkıştırılmış doğal gazlı (CNG) modelleri de dahil 2000’in üzerinde araç parkına ulaşmış durumda. Fransa genelindeki güçlü ve etkin varlığıyla modern, sürdürülebilir mobilite çözümlerinin geliştirilmesine katkı sağlayan Anadolu Isuzu, 130 araçlık yeni sözleşme kapsamındaki teslimatlarla bu genişlemesini sürdürüyor. “Citiport CNG” ve “Kendo CNG” modellerinden oluşan filo, Fransa’nın daha temiz ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine geçiş sürecine katkı sağlıyor.
Range Rover bu kez şaşırttı
Jaguar’dan sonra, grubun diğer markası Range Rover da, ilginç bir yeniliğe imza attı. Tamamen elektrikli “Range Rover GT”, ailenin beşinci SUV modeli olarak ortaya çıkarken, bu kez geleneksel bir SUV’dan çok fastback havası taşımasıyla dikkat çekti. Nitekim şirket, bu aracı “bugüne kadar yaratılmış en otomobil gibi Range Rover” diye niteliyor.
Geleneksel göstergeler yerine ince bir ekran kullanan GT, bir de eğlence ekranına sahip. Range Rover, kabinin “sakinlik tapınağı” gibi tasarlandığını söylüyor. Şarjlı hibrit, içten yanmalı veya menzil uzatıcılı versiyonu olacak mı, ne zaman çıkacak, özellikleri ne? gibi soruların yanıtları ise şimdilik yok...