• Levent Köprülü

Oyunun kuralı değişiyor

11.05.2026 Pazartesi 09:30
Avrupalı üreticiler, kendi pazarlarında elektrikli araçlarla rekabetçi bir hale gelebilmek için Çinli markalarla iş birliğine giderken, Çinliler de, Avrupa ve diğer pazarlara giriş için “yerel” değil “özel” modeller üzerinde çalışmaya başladı



Stellantis Grubu’nun yanı sıra Togg’un, daha rekabetçi araçlar üretmek amacıyla Çinli firmalarla iş birliği yaptıklarına ilişkin açıklamalar, geniş yankı buldu. Togg, üreteceği yeni B-sınıfı 3 model için platform geliştirmek amacıyla Çinli batarya devi CATL firmasının yan kuruluşuyla anlaşırken, Stellantis de, ortak bir şirket kurduğu Çinli Leapmotor ile İspanya’da hem Leapmotor (muhtemelen B10) hem de bu markanın temellerini alacak bir Opel modelinin üretimini yapacağını duyurdu.



Togg, bu iş birliği sayesinde hem fikri mülkiyet hakları kendisine ait olacak bir platform elde edecek hem de Çinlilerin elektrikli araç konusundaki “hızları” sayesinde, söz konusu 3 modelin geliştirme sürelerini aşağıya çekmiş olacak. Zira Renault, bu konuda Çinlilerle çalışmış ve yeni nesil elektrikli Twingo’yu iki yıldan kısa bir sürede seri üretime hazır hale getirmişti. Bir süredir atıl kapasitesi bulunan Stellantis de, bir süredir boşa çıkan bazı tesislerin Çinlilere verilmesi gibi seçenekleri değerlendiriyordu. Ortaklığı bulunduğu Leapmotor için Polonya’da bir süre “T03” modelini üreten ancak sonrasında bunu durdurmak zorunda kalan Stellantis, yine Polonya için düşündüğü aracı İspanya’da üretecek. Ancak bu kez aynı aracın bir de Opel versiyonu olacak.



Ortaklıklar artıyor

Finansal hizmetler firması UBS’in yayımladığı verilere göre, 2018’den bu yana Volkswagen, Stellantis, Mercedes-Benz ve BMW Grubu da dahil olmak üzere Avrupalı üreticiler, yazılım, donanım, bataryalar ve araç bağlantısı gibi alanları kapsayan en az 38 Çinli şirket ve araştırma kurumuyla teknoloji ortaklığı kurdu.

Volkswagen ve Çinli elektrikli otomobil üreticisi XPeng’in ortaklaşa geliştirdiği ilk model olan “ID. UNYX 08”, Çin’de üretilmeye başlandı. Ortak geliştirme anlaşmasının imzalanmasından aracın seri üretime geçişi sadece 24 ay sürdü.

Tersine gelişim

Bu, bugüne kadar kendi geliştirdikleri araçlarla rekabetçi olmaya çalışan Avrupalı üreticiler için bir zihniyet değişikliğine işaret ederken, bir başka zihniyet değişikliği de Çinli üreticiler tarafında gerçekleşiyor.  Nitekim Çinli otomobil üreticileri, bugüne kadar çoğunlukla Çin’de başarılı olan ve bu pazar için geliştirdikleri modelleri bazı küçük değişikliklerle ve uyarlamalarla ihraç etmeyi tercih ederken, şimdilerde “girmek istedikleri pazarın gereklerine uygun özel modeller” geliştirmeye başladı. Avrupa için küçük hatchback modeller ve SUV araçlar geliştirirken, Avustralya ve Meksika pazarlarına özel kamyonetler üzerinde çalışıyorlar.

Yerelleşme furyası

Bununla birlikte Çinli üreticilerin, özellikle Avrupa pazarına uyum sağlamak için sadece üretim tesisi kurmak, kiralamak ya da ortak üretim yapmak değil, araştırma-geliştirme ve pazarlama konularında da yatırımlar yapmaya başladığı gözleniyor.

Örneğin BYD, bir dönem Tofaş’ın CEO’su olan Alfredo Altavilla’dan danışmanlık alırken, Avrupa pazarına girmeye hazırlanan “Xiaomi” de, “SU7” modelinin bu pazara yönelik geliştirilmesi için Almanya’da bir Avrupa Ar-Ge ve Tasarım Merkezi açıp, BMW ve Porsche gibi markalardan gelen tecrübeli mühendislerle çalışmaya başladı.

İleride bunun gibi haberleri daha çok duyacağımız ise kesin gibi...



Otomotiv ihracatında bereketli ay

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, Türkiye ihracatının lideri otomotiv endüstrisinin nisan ayı ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 22,7 artışla 3 milyar 855 milyon dolar oldu. Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini koruyan endüstrinin aldığı pay da yüzde 17,3 oldu. Yılın ilk dört ayında otomotiv endüstrisi ihracatı da yüzde 8,9 artarak 13 milyar 748 milyon dolar oldu.

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı “İhracat liderliğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Nisan ayında bugüne kadar aylık bazda ulaşılan en yüksek ikinci rakama ulaştık. Tüm ana ürün gruplarında çift haneli artış kaydederek küresel rekabet gücümüzü perçinledik. Önemli pazarlarımızdan Fransa’ya yüzde 30, İtalya’ya yüzde 42, Slovenya’ya yüzde 68 ihracat artışı oldu” diye konuştu.



Makyajlı dizel Astra Türkiye’de

Opel, Astra modelinin makyajlı versiyonu, lansmana özel 2.290.000 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sundu. Aydınlatmalı Opel logosu, yeni ince LED farlar ve arka stoplar, yenilenen tampon, 17 inçlik jantlar ilk göze çarpanlardan. Astra, Türkiye’de ilk etapta GS donanım paketi, 1.5 lt 130 HP’lik dizel motor seçeneğiyle yollara çıkıyor.



Yerli Honda scooter sipariş topluyor

Honda Türkiye Motosiklet’in bir süre önce resmi açılışını yaptığı İzmir Aliağa’daki fabrikasında üretilen ilk model olan “PCX125”, artık satışa sunuluyor. Ön siparişlere açılan PCX125’in açıklanan fiyatıysa 189 bin TL. Honda PCX125’in 125 cc hacimli, su soğutmalı 4 supaplı motoru, 12,5 HP güç, 6.500 d/d’de 11,7 Nm tork üretiyor. Start&stop sistemli motor, 8,1 litrelik depoyla yaklaşık 385 km menzil sunabiliyor.



Sınırlı sayıda da olsa geliyor...

Toyota, Türkiye ürün gamına, Dünya Ralli Şampiyonası’nda parkurların tozunu attıran “GR Yaris”i de ekliyor. 2026 son çeyreğinde sınırlı adette Türkiye’de satışa sunulacak araç için ön sipariş talepleri alınmaya başlandığı bildirilirken, henüz fiyat paylaşılmadı. 2026 model yılında bazı güncellemelere tabi tutulan GR Yaris’in geliştirme sürecinde ralli pilotları ve profesyonel sürücülerden yararlanılmış. Standart Yaris’e göre daha fazla yol tutuş, daha yüksek denge ve maksimum sürüş hissi için her detayı yeniden tasarlanan aracın kalbinde ise 1.6 lt turbo beslemeli 3 silindirli motor var. Bu motor aslen 300 HP gücünde bilinirken, Türkiye’ye gelecek araç için 280 HP güç ve 345 Nm tork değerleri veriliyor. 8 ileri otomatik ve 6 ileri manuel seçenekleri de mevcut.



Volvo’dan ilk 4 ayda büyüme

Volvo Car Türkiye, ileri teknolojili elektrikli modelleri ve güçlü SUV ürün gamının katkısıyla 2026 yılının ilk 4 ayında dikkat çekici bir büyüme performansı ortaya koydu.

Şarj edilebilir modelleriyle ulaştığı yüksek satış ve EX30 modeline gösterilen yoğun ilgi, Volvo Car Türkiye’nin premium segmentteki elektrifikasyon dönüşümünde önemli bir ivme yakaladı. Volvo Car Türkiye, 2026’nın ilk 4 ayında toplam 5 bin 792 adet otomobil satışı gerçekleştirerek geçen yılın aynı dönemine göre satışlarını yüzde 56,1 artırdı. Marka aynı dönemde toplam pazar payını geçen yılki yüzde 1,2 seviyesinden yüzde 1,97’ye yükseltti.

Markanın toplam otomobil satışlarının içerisindeki tamamen elektrikli otomobil satışlarının oranı yüzde 60’a ulaşırken, yine toplam satışların yüzde 67’si şarj edilebilir modellerden gerçekleşti. EX30 satışları ise 2 bin 233 adet oldu.



BMW iX3 bayilerde

BMW’nin gelecek vizyonunu somutlaştıran “Neue Klasse” ailesinin ilk seri üretim modeli yeni “iX3”, Türkiye’de. Yeni iX3, 800 volt batarya mimarisi, 4 yüksek performanslı bilgisayara sahip “Heart of Joy” sistemi, 6. nesil “eDrive” teknolojisi, 108,7 kWsa batarya kapasitesi ve 805 kilometreye varan menziliyle dikkat çekiyor. 2026’da “Dünyada Yılın Otomobili” ve “Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili” ödülleriyle global ölçekte dikkatleri üzerine çeken yeni BMW iX3, 6.469.600 TL liste fiyatıyla bayilerde satışa sunuluyor.
Yazarın Önceki Yazıları